1 Hormonal Exercise Response Model (HERM): A Conceptual Framework of Endocrine Reactivity to the Physical Stress of Exercise   , Anthony C. HACKNEY  
Many exercise scientists are interested in the hormonal responses of the endocrine system to the physical stress of exercise. This is a logical pursue due to the critical roles hormones play in bringing about homeostatic adjustments in many bodily systems to allow coping with the demands of an exercise session (Johnson et al., 1992). The hormonal responses bring about or aid in inducing cardiovascular adjustments, energy metabolism, thermoregulations, and immunity changes during exercise (Hackney, 2006). Figure 1 provides a schematic illustration of the physiological consequences of these responses. Because of the wide-ranging effects of hormones, without their appropriate response (i.e., endocrine reactivity) the ability of an athlete-exerciser to perform physical exercise is severely compromised.  
2 Olimpik Okçuluk ve GeliÅŸim Psikolojisi Açısından Ä°ncelenmesi  “Olympic Archery and It’s Investigation in terms of Developmental Psychology”     , Üstün TÜRKER
ÖZET   Amaç : Bu araÅŸtırmada olimpik okçuluk sporunun tarihsel geliÅŸimi, önemi, yarışma disiplinleri ile kuralları, temel donanım bilgileri, okçuluk eÄŸitimi konularının derinlemesine iÅŸlenmesi ile olimpik okçuluk sporunun insan geliÅŸimi üzerinde önemini ve etkilerini araÅŸtıran bilimsel çalışmaların özetlenmesi, deÄŸerlendirilmesi ve genel bir sonuca ulaşılması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: AraÅŸtırmanın amaçlarına yönelik ilgili konuların ele alınması ve incelenmesinde, öncelikli olarak kapsamlı bir literatür taraması gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ve alan yazında irdelenmesi plânlanan kitap, tezler ve makalelerden okuma havuzu oluÅŸturulmuÅŸtur. AraÅŸtırma bu amaçlar doÄŸrultusunda derleme yöntemiyle desenlenmiÅŸtir. Bulgular : Olimpik okçuluk sporunun insan geliÅŸimi üzerine etkilerini fiziksel, psiko-motor, biliÅŸsel ve psiko-sosyal alanlarda farklı yöntemlerle araÅŸtıran, yerli ve yabancı literatürde 1989 ve 2020 yılları arasındaki 18 çalışmanın bulguları deÄŸerlendirilmiÅŸtir. Sonuç : Olimpik okçuluk, hem saÄŸlıklı hem de engelli bireylerde fiziksel, psiko-motor (devinsel), biliÅŸsel (zihinsel) ve psiko-sosyal geliÅŸim alanlarını olumlu yönde etkilemektedir. Bu sonuç geliÅŸimin bir bütün olduÄŸu ilkesiyle de paralellik göstermektedir. Anahtar Kelimeler: GeliÅŸim Psikolojisi, Okçuluk, Olimpik Okçuluk   ABSTRACT   Aim: In this research, it was aimed to process the topics of historical development, importance, competition disciplines and rules of the Olympic Archery Sports, basic equipment information, and archery training in depth, to summarize and evaluate the scientific studies investigating the importance and effects of the Olympic archery sports on human development, and to reach a conclusion. Materials and Methods: In the examination of the topics regarding the objectives of the research, a comprehensive literature review was first carried out, and a reading repository was created from the books, theses and articles planned to be examined in the literature. The research was patterned via the systematic review method in line with the objectives. Results: The results of 18 studies conducted in the domestic and foreign literature between 1989 and 2020, which investigated the effects of the Olympic archery sports on human development with different methods in physical, psycho-motor, cognitive and psycho-social domains, were evaluated. Conclussions: Olympic archery positively affects the physical, psycho-motor (kinesthetic), cognitive (mental) and psycho-social development domains in both healthy and disabled individuals. This result is parallel with the principle that development is a whole element. Keywords: Developmental Psychology, Archery, Olympic Archery
3 Antrenörlerin Öz Yeterlilikleri ile Ä°letiÅŸim Becerileri Ä°liÅŸkisi “The Relationship Between Coaches' Self-Efficacy and Communication Skills , Ä°nci SEÇKÄ°N AÄžIRBAÅž      &     SavaÅŸ EREL       &     Emre BELLÄ°
ÖZET   Amaç: Bu araÅŸtırmanın amacı, antrenörlerin öz yeterlilikleri ile iletiÅŸim becerilerini çeÅŸitli demografik özelliklere göre incelemek ve bu iki kavram arasında iliÅŸki olup olmadığını belirlemektir. Materyal ve Metod: 28 farklı spor branşında aktif olarak görev yapan 62 kadın ve 221 erkek olmak üzere toplam 283 antrenörün gönüllü katılımıyla gerçekleÅŸtirildi.  Demografik özelliklere yönelik sorularla birlikte, Karagöz ve KösterelioÄŸlu (2008) tarafından geliÅŸtirilen “Ä°letiÅŸim Becerilerini DeÄŸerlendirme ÖlçeÄŸi” ve Riggs ve ark. (1994) tarafından geliÅŸtirilip Öcel (2002) tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Öz Yeterlilik ÖlçeÄŸi” kullanıldı ve ölçeklerin oldukça yüksek düzeyde güvenirliÄŸe sahip oldukları görüldü. Elde edilen veriler SPSS 22.0 for WÄ°NDOWS© istatistik paket programında “Bağımsız Örneklem T”, “Tek Yönlü Varyans Analizi”, “LSD”, “Kruskal Wallis H”, “Mann Whitney U” ve “Bivariate- Pearson Korelasyon” testleri kullanıldı. Sonuçlar .05 anlamlılık düzeyinde yorumlandı. Bulgular: AraÅŸtırmada erkek, sporculuk süresi az ve kamuda çalışan antrenörlerin öz yeterliliklerinin diÄŸerlerinden, erkeklerin saygı ve motivasyon boyutu ile genel iletiÅŸim, kamuda çalışanların engeller ve motivasyon ile 2. Kademe antrenörlerin saygı, engeller ve genel iletiÅŸim deÄŸerlerin diÄŸerlerine göre düÅŸük olduÄŸu (p<.05), çalışma süresi fazla olanların saygı, deÄŸer, demokratik tutum ve genel iletiÅŸim deÄŸerlerinin yüksek olduÄŸu (p<.05) görüldü.  Ayrıca antrenörlerin öz yeterlilikleri ile tüm iletiÅŸim boyutlarında pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı iliÅŸkiler olduÄŸu belirlendi. Sonuç: AraÅŸtırma sonucunda, cinsiyet, sporculuk süresi ve görev yerinin öz yeterlilikleri, cinsiyet, çalışma süresi, görev yeri ve antrenörlük kademelerinin iletiÅŸim becerilerini etkilediÄŸi ayrıca öz yeterlilik ile iletiÅŸim becerileri arasında pozitif iliÅŸki olduÄŸu tespit edildi. Anahtar Kelimeler: Antrenör, Ä°letiÅŸim, Öz yeterlilik, Spor.   ABSTRACT   Aim: The aim of this study is to examine the self-efficacy and communication skills of the trainers according to various demographic characteristics and to determine whether there is a relationship between these two concepts. Material and Method: It was carried out with the voluntary participation of 283 trainers (62 women and 221 men) who actively work in 28 different sports branches. Along with questions about demographic characteristics, "Communication Skills Evaluation Scale" developed by Karagöz and KösterelioÄŸlu (2008) and The "Self-Efficacy Scale" developed by Riggs et al. (1994) and adapted into Turkish by Öcel (2002) were used. It is found out that the reliability values of the scales were quite high. The data were analyzed in SPSS 22.0 statistical package program by using "Independent Sample T", "One Way ANOVA", "LSD", "Kruskal Wallis H", "Mann Whitney U" and "Bivariate-Pearson Correlation" tests. Results were interpreted at .05 significance level. Results: In the study, it was determined that the male trainers with fewer working hours and in public sector are at lower level in self-efficacy, male ones are at lower level in respect, motivation and general communication, the ones in public sector are at lower level in obstacles and motivation, the trainers in second stage are at lower level in respect, obstacles and communication (p<.05), the ones with more working hours are at higher level in respect, value, democratic attitude and general communication (p<.05). In addition, it was determined that there were positive relationships between the trainers' self-efficacy and all communication aspects. Conclussions: As a result of the research, it was determined that gender, working hours and working place affect the  self-efficiency and gender, working hours, working place and trainer levels affect communication skills. In addition,  there is a positive correlation between self-efficacy and communication skills. Keywords: Coach, Communication, Self-Efficacy, Sport.
4 Üniversite ÖÄŸrencilerinin YaÅŸam Anlamı Düzeylerinin Spor ve Farklı DeÄŸiÅŸkenlere Göre Ä°ncelenmesi (Bayburt Üniversitesi ÖrneÄŸi) “Analysis of the Life Significance Levels of University Students According to Sports and Different Variables (Sample of Bayburt University)” , Tuba TATLISU &   Murat TURAN   &   Bülent TATLISU  
ÖZET Amaç: Bu araÅŸtırmanın amacı, üniversite öÄŸrencilerinin yaÅŸam anlamı düzeylerinin spor ve diÄŸer deÄŸiÅŸkenlere göre incelemektir. Materyal ve Metod: AraÅŸtırma Bayburt Üniversitesinde ön lisans/lisans eÄŸitimi alan 248 kadın ve 312 erkek olmak üzere toplam 560 öÄŸrenci üzerinde gerçekleÅŸtirildi. ÖÄŸrencilerin demografik özelliklerine iliÅŸkin ‘KiÅŸisel Bilgi Formu’ ile Steger, Frazier, Oishi ve Kaler (2006) tarafından geliÅŸtirilip, DemirdaÄŸ ve Kalafat (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan ‘YaÅŸamın Anlamı ÖlçeÄŸi’ kullanıldı. SPSS 25.0 paket programı ile incelenen veriler normal dağılım gösterdiÄŸinden dolayı ikili grup karşılaÅŸtırmalarında ‘Bağımsız Örneklem T Testi’, çoklu grup karşılaÅŸtırmalarında ise ‘Tek Yönlü Varyans Analizi’ ile birlikte Posthoc testlerinden LSD testi kullanıldı. Bulgular: Bulgular .05 anlamlılık düzeyine göre yorumlandı. AraÅŸtırmada var olan anlam faktörü deÄŸerlerinde erkeklerin kadınlardan, spor yapanların yapmayanlardan, 7 yıl ve üzeri süre spor yapanların 4-6 yıldır spor yapanlardan, 2. sınıfların 1. sınıflardan, 3. sınıfların 1. sınıflardan,  4. sınıfların 1. sınıflardan, anlamlı derecede daha yüksek oldukları tespit edildi. Ayrıca bulunmaya çalışılan anlam faktörü deÄŸerlerinde 18-22 yaşındakilerin 28 ve üzeri yaÅŸtan, yine 23-27 yaÅŸ grubundakilerin 28 ve üzeri yaÅŸtan, 2.324 TL ve altı geliri olanların 6.975 TL ve üzeri geliri olanlardan, 2.325-6.974 TL geliri olanların 6.975 TL ve üzeri geliri olanlardan, toplam yaÅŸam anlamı deÄŸerlerinde erkeklerin kadınlardan, 2. sınıfların 1. sınıflardan, 3. sınıfların 1. sınıflardan, 2.324 TL ve altı geliri olanların 6.975 TL ve üzeri geliri olanlardan anlamlı derecede daha yüksek oldukları tespit edildi. Sonuç: Üniversite öÄŸrencilerinde cinsiyet, spor durumu, yaÅŸ deÄŸiÅŸkeni, spor yapma süresi, sınıf düzeyi ve ailenin maddi gelir deÄŸiÅŸkenleri yaÅŸamın anlamında genel olarak etkili olduÄŸu, spor türü deÄŸiÅŸkeninde ise öÄŸrencilerin yaÅŸam anlamlarında herhangi bir anlam ifade etmediÄŸi sonuçlarına ulaşıldı. AraÅŸtırmamız spor alanında ilk defa uygulandığından dolayı literatüre büyük katkıda bulunacağına inanılıyor. Anahtar Kelimeler: Cinsiyet, Spor, Üniversite ÖÄŸrencileri, YaÅŸamın Anlamı.   ABSTRACT Aim: The aim of this research is to examine the life meaning levels of college students according to sports and other variables. Material and Method: The research was conducted on 560 associate degree or undergraduate students, including 248 women and 312 men at Bayburt university. The ‘Meaning of Life Scale’, developed by Steger, Frazier, Oishi and Kaler (2006) and adapted to Turkish by DemirdaÄŸ and Kalafat (2015), was used with the ‘Personal Information Form’ on the demographic characteristics of the students. Because the data examined by SPSS 25.0 package program showed normal distribution, The ‘Independent Sample t test’ was used in binary group comparisons and the ‘one-way variance analysis’ and the LSD test from Posthoc tests were used in multiple group comparisons. Results: Results were interpreted according to .05 significance level. In the values of the meaning factor in the study, men are at higher level than women, those who do sports are at higher level than those without sports, those who do sports for 7 years and above are at higher level than those who do sports for 4-6 years, second grade students are at higher level than first grade ones, third grade students are at higher level than first grade ones and forth grade students are at higher level than first grade ones. In addition, in the values of the meaning factor, those aged 18-22 are at higher level than those aged 28 and above, those aged 23-27 at higher level than those aged 28 and above, those with income of 2,324 TL and below at higher level than those with income of  6,975 TL and above, those with income of  2,325-6,974 TL at higher level than those with income of  6,975 and above, and in total life meaning values, males at higher level than women , second graders at higher level than first graders, third graders at higher level than first graders, those with an income of  2,324 TL and below at higher level than those with an income of  6,975 TL. Conclussions: For undergradute students, gender, sports status, age, duration of sports, grade and family income variables are generally effective in the meaning of life while the variables of the sports type variable are not effective in students’ life meaning. It is believed that it will contribute greatly to the literature, as our research has been applied for the first time in the field of sports. Keywords: College Students, Gender, Sport, The Meaning of Life.
5 Kano Sporcularının Bazı Fiziksel ve Fizyolojik Özellikleri ve Solunum Parametrelerinin Ä°ncelenmesi* “Investigation of Some Physical and Physiological Characteristics and Respiratory Parameters of Canoe Athletes*”   , Fatma TOKAT    &     Eser AÄžGÖN
ÖZET   Amaç: Bu çalışmanın amacı erkek kano sporcularının müsabaka öncesi ve sonrası bazı fiziksel ve fizyolojik özellikleri ile akciÄŸer fonksiyon kapasitelerini belirlemektir.. Materyal ve Metod: Çalışmaya Rize-ArdeÅŸen’de düzenlenen Türkiye Kano Åžampiyonasına katılan 18 erkek sporcu gönüllü olarak katıldı. Boy, kilo, kalp atım sayısı, sistolik ve diastolik kan basıncı deÄŸerleri ve solunum fonksiyonlarını belirlemek için bazı testler yapıldı. Elde edilen verilerin deÄŸerlendirilmesinde SPSS 20 paket programında tanımlayıcı istatistik ve eÅŸleÅŸtirilmiÅŸ T testi yapıldı. Bulgular: Kano sporcularının yaÅŸ ortalamaları 17,5±1,72 boy ortalamaları 1,73±,06m kilo ortalamaları 65,22±8,46kg ve beden kitle indeksi ortalamaları 21,74±2,37kg/m2 olarak tespit edildi. Kano sporcularının Kalp atım sayıları incelendiÄŸinde müsabaka öncesi 104,38±11,92, müsabaka sonrası 125,72±19,81 olarak tespit edildi. Kan basıncı deÄŸerleri incelendiÄŸinde, sistolik kan basıncı deÄŸerleri müsabaka öncesi 11,61±1,33, müsabaka sonrası 13,11±1,49, diastolik kan basıncı deÄŸerleri müsabaka öncesi 6,66±1,28, müsabaka sonrası 6,88±1,23 olarak tespit edildi. Solunum parametreleri incelendiÄŸinde, zorlu vital kapasite (FVC) müsabaka öncesi 3,68±1,13 cm, müsabaka sonrası 3,28±1,1 cm, 1. saniye zorlu ekspiratuar volüm (FEV1) müsabaka öncesi 3,63±,81 cm, müsabaka sonrası 3,2±92 cm, zirve ekspiratuar akım (PEF) müsabaka öncesi 7,71±2,69 cm, müsabaka sonrası 7,64±2,48 cm, olduÄŸu tespit edildi. Sonuç olarak kalp atım sayıları ve sistolik kan basıncı deÄŸerlerinde artış ve istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi (p<.05). Solunum fonksiyonlarında ve diastolik kan basıncı deÄŸerlerinde azalma görülürken istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edildi. Sonuç: Elde edilen sonuçlara göre, kano yarışları sonrasında da diÄŸer birçok spor branşı yarışları sonrasında olduÄŸu gibi kalp atım hızı ve kan basıncı deÄŸerlerinde artışlara neden olurken, solunum fonksiyon deÄŸerlerinde azalmalara neden olduÄŸu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: kalp atım sayısı, kan basıncı, kano, solunum fonksiyonları   ABSTRACT   Aim: The aim of this study is to determine some physical and physiological characteristics, besides lung function capacities of male canoe athletes before and after competition. Material and Method: The study was conducted on 18 volunteer male athletes who joined in the Turkish Canoe Championship organized in Rize-ArdeÅŸen. Some tests were performed to determine height, weight, heart rate, systolic and diastolic blood pressure values, and respiratory functions on them. In the evaluation of the obtained data, descriptive statistics and paired samples T test were performed in the SPSS 20. Results: The average age of canoe athletes was 17.5 ± 1.72, their average height was 1.73 ±, 06m, their average weight was 65.22 ± 8.46kg, and their body mass index averages were 21.74 ± 2.37kg / m2. The canoe athletes’ heartbeats were 104.38 ± 11.92 before the competition and 125.72 ± 19.81 after the competition. When measuring their blood pressure values, systolic blood pressure values ​​are 11.61 ± 1.33 before the competition, 13.11 ± 1.49 after the competition, and diastolic blood pressure values ​​are 6.66 ± 1.28 before the competition and 6.88 ± 1 after the competition. When measuring the respiratory parameters, the forced vital capacity (FVC) was 3.68 ± 1.13 cm before the match, 3.28 ± 1.1 cm after the match, the forced expiratory volume in 1 second (FEV1) was 3.63 ±, 81 cm before the competition and was 3.2 ± 92 cm after the competition, and the peak expiratory flow (PEF) was 7.71 ± 2.69 cm before the competition and 7.64 ± 2.48 cm after the competition. As a result, there was an increase and a statistically significant difference in heart rate and systolic blood pressure values (p <.05). While there was a decrease, there was not any statistically significant difference in respiratory functions and diastolic blood pressure values. Conclussions: Finally, according to the results, it is seen that canoe sport like other many sport branches competition, there is an increase in heart rate and blood pressure while there is a decrease in respiratory function after the competition. Keywords: Blood Pressure, Canoe, Heart Rate, Respiratory Function.